04-06-2016 M. Zeki UYANIK

Oruçluyken duş almak da denize girmek de orucu bozmaz. Fakat ağız ve burundan vücuda su girerse o zaman oruç bozulur. Duş alırken belki buna dikkat edebilirsiniz ama yüzerken ağız ve burna su kaçması sıkça rastlanılabilir bir durumdur.

       Bu yüzden oruçluyken denize girmek riskli ve doğru olmayan bir davranıştır.

 

Hasta olan kimse oruç tutmak zorunda mı?

       Dinimiz oruç tutmaktan aciz olan yaşlıların ve hastaların bu ibadeti yerine getirmeyebileceklerini hükme bağlamış, fakat bunların tutamadıkları her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermelerini emretmiştir. İyileşme ümidi bulunmayan hastalar da bu hükümdedir.

       Ancak Ramazanda oruç tutma gücüne sahip olmayıp da daha sonra kaza edebilecek durumda olanlar ise fidye vermeyip tutamadıkları oruçları daha sonra iyileştiklerinde kaza ederler.

 

Oruç ibadetin sevabı belli mi?

     Oruç ibadeti riyanın, gösterişin en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimizden nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, “Oruç benim içindir, onun karşılığını da ben vereceğim” buyurmuştur.

     Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığı oldukça yüksektir. Söz konusu bu hadiste görüldüğü gibi Allah’u Teala bunu kendi üzerine almıştır. Fakat bu sevabın ne kadar olduğu belirtilmediğinden bilinmemektedir.

 

Oruçlu iken banyo yapmak orucu bozar mı?

    Oruçluyken banyo yapmak orucu bozmaz. Aynı şekilde sıcaklardan dolayı harareti azaltmak için ağza, burna su almak ve soğuk suyla yıkanmak oruca zarar vermez. Fakat bu davranış bazı alimlere göre mekruhtur.

 

Oruçlu kimse nelere dikkat etmelidir?

      Ramazan ayında oruçlu olan kimsenin, orucu bozacak maddi şeylerden kaçınması ne kadar önemli ise, orucun manasını bozan sevabını götüren, İslam ahlakına aykırı davranışlardan da sakınması o kadar önemlidir.

       Sevgili peygamberimiz bir sözünde buna işaret ederek şöyle buyurmuşlardır:

 “Gıybet ederek insanların etini yemeyi sürdürenler gerçek anlamda oruç tutmuş olamazlar. “

Bir başka sözünde de şöyle buyurmuştur: “Kim ki yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı bırakmaz ise Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına değer vermez.”

Dolayısıyla Oruç önemli bir ibadettir. Bu ibadet esnasında başkalarını çekiştirmek, tartışmak, gönül kırmak, yalan, iftira, gıybet, dedikodu… gibi dinimizin yasakladığı çirkin davranışlarda bulunmak, ibadet kavram ve şuuru ile bağdaşmaz.

Nitekim Peygamber efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Nice oruç tutanlar vardır ki tuttukları oruç karşılığı elde ettikleri şey, aç kalmış olmaktan ibarettir.”

Sonuç olarak ramazan ayı, müminin yıllık hayatında önemli bir dönem, onu hakkıyla değerlendirmesi ise bir vazifedir.

      Ramazan ayı, insanların kendilerini hesaba çekmeleri, hatalarını fark etmeleri ve günahlarından tövbe edip Allah’a dönmeleri için bir fırsattır.

 Bu mübarek ayda Allah’ın ibadet olarak emrettiği oruç ise insana inandığını yapma ve yaşama iradesini kazandıran ruhi ve nefsi bir eğitimdir. Hakkıyla eda edildiğinde Allah’ın rızasına ve sevabına ulaştırır.

       Her Müslüman ramazan ayının kıymetini ve faziletini idrak ederek bu müstesna ayı dolu dolu değerlendirmeli, mükafatı Reyyan kapısından cennete girme olan oruç ibadetinin de önemini kavrayıp hakkıyla eda edip Allah’ın mükafatına nail olmalıdır.

Bu kadar feyizli ve bereketli bir ay ve ibadet yılda bir sefer geldiğine göre avucumuzun içinden kaçırmayalım hakkı ile eda edelim.

 

Günün Ayeti

 "Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."

 

Günün Hadisi

Bütün insanlar hatalıdır hatalı insanların Allah indinde en makbulü ise tövbe edenidir.”

 

Günün sözü

Mal cimrilerde, idarede zayıflarda olursa işler bozulur.

Hz. Ebu Bekir

Günün Duası

Allah’ım bugün bana senin rızanı kazandıracak bir hayır işlemeyi nasip et.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Ru’yet-i Hilal nedir?

   Hilalin görülmesi anlamına gelen ru'yet-i hilal, dinî bir kavram olarak, kameri ayların tespitinde ayın gözetlenmesi ve görülmesi anlamına gelmektedir.

 

Günün nüktesi

Hz. Hasan ve Köle Çocuk

      Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hz. Hasan Medine’de dört tarafı duvarla çevrili bir bahçenin yanından geçiyordu. Gözü, orada oturan küçük bir zenci çocuğa ilişti. Çocuğun elinde bir ekmek, önünde de bir köpek vardı. Yavrucak, ekmekten bir parça kendisi yiyor, bir lokma da köpeğe veriyordu. Bu şekilde yaparak bütün ekmeği bitirdi.

       Hz. Hasan ona neden böyle yaptığını sordu. Çocuk; “Gözlerim o köpeğin gözlerine bakarken daha fazlasını yemekten utandım” diye cevap verdi.

        Hz. Hasan bu sözden çok etkilendi ve kölenin ve bahçenin sahibi olan İbban bin Osman’dan hem bahçeyi, hem de çocuğu satın aldı.

        Kölenin yanına giderek;”Ben seni satın aldım” deyince o tatlı çocuk ayağa fırladı; “Allah’ın ve O’nun peygamberinin, sonra sizin emirlerinizi dinleyip itaat edeceğim” dedi. Hz. Hasan ise; “Benim tarafından azad edildin ve bu bahçeyi de sana bağışladım” buyurdu

 


Bu yazı 12588 defa okunmuştur.



M. Zeki UYANIK Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Hangi Belediye Daha İyi Çalışıyor ?

Mersin Büyükşehir Belediyesi
Anamur Belediyesi
Bozyazı Belediyesi
Aydıncık Belediyesi
Hiç Biri

Namaz Vakitleri
Burç Yorumları