21-12-2016 Hasan Çelik

Sana saygılar sunarken, kalemine ve sana uzun bir yaşam diliyorum. Takvimler 2 Aralık 2016’yı gösterirken gazetemiz Sözcü’yü hergün ki gibi okumaya başladım. Önce köşe yazılarına göz gezdirdim. Sevgili kardeşim Yılmaz Özdil’in köşe yazısı gözüme ilişti ve iki kez okudum. Köy Enstitüleri üzerine yazılmış olan bu gibi yazıları okurken adeta gözlerim doluyor. Heyecandan çocuklar gibi titriyorum. Aynı zamanda bu benim için bir gurur ve övünme vesilesi oluyor. Bu benim en doğal hakkım. Çünkü 21 tane enstitünün yetiştirdiği 17 bin köy öğretmeninden biriyim. 85 yaşındayım ve yavaş yavaş gidiyoruz.

Niçin teşekkür ediyorum sayın Yılmaz Özdil kardeşime? Bu gibi yazılar yazabilen kaç gazeteci yazarımız kaldı? Şu anki büyük millet meclisimizde bu okulları Hasan Ali Yücel ve Tonguç Baba’yı bilenler o kadar az ki , parmakla zor gösterilir. Çoğu milletvekili de bilseler de bilmez gibi görünürler.

Çünkü kurmaylarından korkup köşeye sığınmışlardır. Hiç unutmam 1965’te Anamur Bozyazı İlkokulunda başöğretmenim. 10-15 İlkokul öğretmenimiz var. T.B.M.M başkanı kalabalık bir grupla Alanya üzerinden Mersine giderken Bozyazı ilkokuluna uğradılar. Çeşitli sınıflara girdikten sonra başöğretmen odasına geldiler. Başkanın kızı Ayhan Timurtaş (avukat) her şeyi babasına soruyor. Mütevazi kitaplığımızdaki Profesör Doktor Faik Küpor’un kitabından . İmece Dergisi ve Mahmut Makal’ın Bizim Köy ve Köyümden kitaplarından gözünü ayıramadı.

Şu konuya değinmeden geçemiyeceğim. Köy Enstitülerini hiç sevmeyen ve kapatılması için çaba gösteren tüm gerici basın ve o dönemin milletvekillerinin karşısında bugüne kadar çok iyi dayandık.Sevgili Yılmaz Özdil kardeşim, tanrı sizin kaleminizi çok çok korusun. Yazımın başında demiştim. Hoşaftan anlamak için bilgili ve akıllı olmak gerekir. Bütün dünya 2.Cihan Savaşı’nda ateş altında inlerken, İnönü, Hasan Yücel ve Tonguç Baba’nın çalışmaları ile kırsal kesimlere 21 tane bedava ve yatılı olarak köy enstitüsü açılmıştır. Demokrat Parti’nin istemezükleri sayesinde 1954 yılında resmen kapatıldı. Niçin-neden kapatıldı bilinmiyor. Anadolu bozkırları şarkılarla türkülerle inlerken dünya bize imreniyordu. Antalya Aksu Köy Enstitüsünün son mezunuyum (1952) . Bundan dolayı gurur duyuyorum. Geçen ay ailecek Antalya Aksu’ya giderek eski okulumu gördüm. Çok üzüldüm ve ağladım. Bizlerin yapmış olduğu 20’nin üzerinde binayı yıkılmış gördüm. O kadar emek verdiğimiz meyve ağaçları kurumuş, kendi ellerimizle yaptığımız her şey yok olmuş. Tuvaet pislikleri dışarı akıyordu. Kendi beden gücümüzle yaptığımız öğrenci yemekhanesi , müzik binası, hamam, kantin ve yatakhaneler neredeyse çürümüş bitmiş. Şunu açık açık yazayım. Neden bu 21 okulun binalarından faydalanılmamış? Niye 60 senedir bir tamir görmemiş diye kendi kendime düşündüm.

Antalya Aksu Köy Enstitüsünü böyle görmek istemezdim. Biz kimleri görmedik ki o okulda: Koca müdürler: Halil Öztürk, Kemal Kaya, Tahsin Burdurlu, Cevdet Tinel… Eğitimbaşı Şevket Kızal, Cavit Orhan Tütengil ve eşi Şükriye Hanım , Mehmet Başaran , Remzi Arifoğlu, okulumuzun mimarları: İzzet Karakurum, Ahmet Tuncel öğretmenlerimiz Güzide Sayın , Mehmet Öztürk, Süleyman Erol , Mehmet İnal , Doktor Bedia Kervancı , inşaatçılar : Kerim Cömert, Durmuş Gök , Hasta Bakıcılar: Mehmet Kurt, Ali Özem,kız öğrencilerimizin güncel öğretmeni Ayşe Atik, Mehmet Atalay, Hakkı Bingöl gibi nice öğretmenlerimiz vardı. Bu seferlik bu kadar ,hoşça kalın.Sevgilerimi sunarım sayın Yılmaz Özdil.

0.536.4761627


Bu yazı 807 defa okunmuştur.



Hasan Çelik Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Hangi Belediye Daha İyi Çalışıyor ?

Mersin Büyükşehir Belediyesi
Anamur Belediyesi
Bozyazı Belediyesi
Aydıncık Belediyesi
Hiç Biri

Namaz Vakitleri
Burç Yorumları